Reklam
Köşe Yazarları

Muhasebe gecesi Berat

Reklam

Berat, borçtan kurtulma.

Berat, Allah’ın yasakladığı şeylerden uzaklaşma.

Berat, merhamete kavuşma.

Berat, Rabb’imizin indinde af olunma.

Berat, günahlardan kurtulma ve arınma.

Berat ilahi rahmetin coştuğu, manevi huzurun kalplere doğduğu bir gün.

Berat Kandili, Müslümanların azami ölçüde feyzinden ve bereketinden istifade etmeleri gereken çok değerli bir zaman dilimi.

Yüce Allah(cc), bu gecede ilahi rahmetini bol bol indirmekte, rızık ve şifa kapılarını sonuna kadar açarak, bizleri sonsuz ikramlarına davet etmekte.

Berat kandilinin aydınlattığı manevi ortam, bizlere dengeli bir hayat kurma bilinci sağlamakta, kendimizi gözden geçirme ve yenileme fırsatı sunmakta.

Bunu bir de hadis-i şerifle taçlandırma, biz mümin kullar için ne zarif bir hediye…

“Şaban ayının 15. gecesi geldiğinde o geceyi uyanık, ibadetle gündüzü de oruçlu geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah(cc) rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir:

‘Tövbe eden yok mu, tövbesini kabul edeyim! Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim! Şifa isteyen yok mu, şifa vereyim! Başka isteği olan yok mu, ona da istediğini vereyim.’

Böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder.’’

Dünya, gül bahçesi değil, gülün olduğu yerde diken de var. Dikensiz bir dünyayı kimler aramadılar ki.

Kabil; nefsine esir olmuş dikensiz bir dünya aramış, kardeşi Habil’in kanını akıtmıştır.

Firavun; kendini ilah ilan etmiş, denizin ortasında cehennem ateşini boylamış.

Ebu Cehil; Hakk karşısında direnmiş, dikensiz bir gül bahçesi aramış, aradığını bulamamış savaş meydanında kılıç darbesiyle cehennemi boylamış.

Nemrut; putlar olsun, putçuluk hâkim olsun, putları tanrı olarak kabul edelim, haşa Allah olmasın istemiş, İbrahim’i ateşe atarak, dikensiz gül bahçesi istemiş, başaramamış.

Musa (as), Karun’dan zekât istemiş, ‘dünya hep benim olsun, bütün zenginlikler bana gelsin, dünya dikensiz gül bahçesi olsun’ istemiş, olmamış. Biz güller ve dikenler arasında, dikenlere dolanmadan, güllere de aldanmadan ”gözlerin görmediği, gönüllerin hayal edemediği ” güzelliklerin olduğu cenneti kazanmak için çalışıyoruz.

Bunu kazanmanın yolu da Rabb’imizin emir ve yasaklarına uymak, müstesna gün ve gecelerin kıymetini bilmek, anlamak, anlatmak, o geceleri yaşamak ve yaşatmakla mümkün.

Peki, kıymeti kim, nereden ve kimden alır?

Recep ve Şaban, kıymetini Ramazan’dan alır.

Ramazan kıymetini, son on gününden alır.

Son on gün kıymetini, içerisinde saklanan Kadir Gecesi’nden alır.

Kadir Gecesi kıymetini kendinden nazil olan Kur’an-ı Kerim’den alır.

Bunun şuurunda olmak ve kıymete, kıymet katmak şu sıraladıklarımla tamam olacaktır.

Berat Gecesi’ni şu on şeyle taçlandıralım:

  1. Nasuh bir tövbe.
  2. Derin bir istiğfar.
  3. Tertil üzere bir kıraat.
  4. Bazı şeyler için karar alma.
  5. Huzuru İlahiye çıkma.
  6. Peygamber ile bağlarımızı sağlamlaştırma.
  7. Örnek ve model olarak sahabeyi edinme.
  8. Bize verilen nimetleri ciddi bir şekilde hatırlama.
  9. Sadaka ve infakları fazlalaştırma.
  10. Dua dua Mevla’ya yakarışlarımızı gönderme.

Unutmadan!

Bu gece bir yıl içinde;

Kimlerin öleceği,

Kimlerin rızıklanacağı,

Kimlerin rızıklarının daralacağı,

O sene dünyada neler olacağı,

Kimlerin hayra erişeceği,

Kimlerin musibete uğrayacağı yazılacak.

Bu kutlu gecede Rabb’im hepimizin beratını pak eylesin.

Âmin…

Son güncelleme: 17 Mart 2022 – 10:42

Reklam

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu