
Şemikler Köyü, Roma ve Bizans dönemlerinde geçiş merkezi olmuştur. Sulak ve verimli topraklara sahip olan Şemikler’in ikinci bir özelliği inşaatlarda kullanılan taş ocaklarına sahip olmasıdır. Yakın bir tarihte bir okulun inşaat kazıları esnasında temel kazılarında çıkartılan mezar, bölgenin Roma ve Bizans dönemlerinde kullanıldığını göstermiştir. Ancak yerleşim konusunda herhangi bir bulgunun bulunmayışı, bu bölgenin bazı rivayetlerde konu edildiği gibi; Roma ve Bizans dönemlerinde bölgenin esir kampı gibi kullanıldığını göstermektedir. Fakat ne yazık ki köy olarak ne zaman kurulduğu bilinmemektedir. 1070 tarihinden itibaren Batı Anadolu topraklarına gelen ve bu bölgenin topraklarının verimliliğini öğrenen Türkler, fetihle birlikte Türkmen boyların Anadolu topraklarına yerleştirmeye başlamışlardır. Amaç bölgenin Türkleşmesidir. Anlatılanlara göre; Karahasanlı Köyü ve çevresine fetihle birlikte 1097 yıllarında Ladik ve havalisinin ilk Beyi olan Seyfeddin Karasungur Bey, ardından Mehmet ve Server Gaziler döneminde iki Türkmen kardeş Bey yerleştirildi. Şeyh Hasan ve Şeyh İsmail isimlerindeki bu Bey’ler, yaklaşık 100 çadır ve deve ve koyundan müteşekkil sürüleri ile Karahasanlı Köyü çevresine, diğer bir kardeşleri ise Bozburun Köyü çevresine yerleştirildi. Horasan ve Orta Asya bozkırlarından Büyük Selçuklu Devleti, ardından Anadolu Selçuklu Devleti ile fetih yapılan yerlere kaydırılan; Anadolu’da yörük olarak tabir edilen Türkmen boyları, böylece Anadolu’da ilk Türkleştirme hareketinin öncüleri olmuşlardır. Şeyh Hasan ve kardeşi İsmail, Horasan’dan Anadolu topraklarına gelen ilk Türk boyundandır. Bu boyların bir özelliği de, akıncı oluşlarıdır. Fethe iştirak eden Emir-Komutan Bey’in gerektiğinde istediği askerleri beslemekle yükümlüdürler. Bu gelenek, Osmanlı Devleti’nin eyalet sistemi ile devam etmiş ve Cumhuriyet dönemine kadar süregelen bir sistem olarak Türk Devletlerinin askeri yapısında yer almıştır. Karahasanlı Köyü sınırlarına yerleşen bu iki kardeşten Şeyh Hasan, obasının artması, sürülerinin çoğalması ile birlikte Karahasanlı Köyüne kardeşi ile birlikte sığmadıklarından; buradan obasını alarak göç etmiş, bu günkü Şemikler mezarlığı yakınında bulunan eski köyün bulunduğu mevkiye yerleşmiştir. Bugün Köy Deresi olarak bilinen mesirelik alandaki suların varlığı Seyh Hasan ve Obasını buraya sürüklemiştir. Rivayetlere göre; o tarihlerde 10 çadır ve oldukça büyük küçük baş hayvan sürüsü bulunan Şeyh Hasan; kendisi de Şebek besliyordu. Karahasanlı ve Bozburun gibi köylerde lakabı “Şebekli Hasan” idi. Kendisini arayan ve soranlara “Şebekli Hasan” in köyü, “Şebekli Ağa”, “Şeyhli Köyü” denilmiş, bu isim zamanla incelerek Şemikler olarak kalmıştır. 1900’lü yıllara kadar çadır ahalisi olan Semikler, tahminen 100 çadırdan ve 25 kadar da kerpiçten yapılmış evden müteşekkildi. Zamanla çadırlar yerlerini kerpiç evlere bıraktı. Ahali köyün hemen yanı başındaki Köy Deresi olarak bilinen bölgede tarımla uğraşmaya, yaptıkları her evin önüne bahçe tanzim ederek, hem tarımcılık hem de hayvancılık yaparak geçimini sağlamaya başladı. 1924’lerde köy statüsü alan Semikler, Cumhuriyet döneminin ilk nüfus sayımında 50 haneli olarak varlığını ortaya koydu. Ancak köy sınırları 1936 yılında tapu sicil işlemlerinin kayda alınması döneminde çizildi. Şemikler’in sınırları ilk kez 17 Şubat 1936 tarih ve 3/115 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak resmiyet kazandı. Daha sonra bilahare yapılan tapu tescil işlemlerinde de 15 Haziran 1939 tarihli 11/621 say kararla hudutları nihai olarak belirlendi. Şemikler 1988 yılında Gümüşçay ile birleşerek Gümüşler Belediyesi’ni oluşturdu.
Kaynak: Gümüşler Belediyesi II. Dönem Çalışma Rehberi
Son güncelleme: 6 Mart 2024 – 22:56



