Eskiden kıyafet almak kolaydı. Gömlek alırsın, giyersin, olur biter. Şimdi gömleğin adı “oversize asimetrik yaka, zamansız retro future bir duruş” olunca ben giymeye değil, düşünmeye başlıyorum. Hatta bir ara sadece “basic tişört” diye giydiğim şeye geçen gün “minimalist tavırla nostaljik bağ kurma çabası” dendi. Meğer ben yıllardır felsefe giyiyormuşum da haberim yokmuş.
Moda dediğimiz şey artık bildiğin kişisel gelişim kitabı gibi. Her parça bir mesaj veriyor. “Ben sade ama iddialıyım.” “Ben şehirli ama doğaya dönük bir bireyim.” “Ben aslında çabasız şıklığım.” Halbuki sabah panikle dolabın içinden rastgele çektiğimiz şeydi o. Ama moda affetmez: giydiysen, bir duruşun olacak. Yoksa sen değil, o tişört seni giyer.
Podyumlar desen ayrı bir boyut. Bir defile izledim, modelin üzerinde kocaman bir plastik poşet vardı. Yanında da lastik bot. “İklim krizine dikkat çekiyor” dedi sunucu. Ben hâlâ bunun gerçekten koleksiyona mı ait olduğunu, yoksa modelin yağmurda yakalanıp sahneye koştuğunu çözemedim. Ama alkışlar koptu. Demek ki ben yine “anlamadım.”
Moda haftaları, street style dediğimiz şey de çok farklı bir kafa. İnsanlar podyumdan çıkmış gibi sokakta geziyor. Paris Moda Haftası’nda biri gazete kâğıdından yapılmış pantolon giymişti. Ben sabah metroda pantolonum ütüsüz diye utanırken, adamlar geri dönüşüm kutusundan çıkmış gibi özgüvenle yürüyor. Demek ki özgüven de kombinlenebiliyor.
Ve tabii ki influencer’lar… “Bu sezonda vazgeçilmezim!” dedikleri her şey, ertesi hafta “artık out” olabiliyor. Geçen yaz herkes file çanta taşıyordu. Ben alışverişe o çantayla gittim, içindeki domates sarktı. Hem trend olamadım hem domates kaybettim. Moda kayıplarla dolu bir yolmuş, onu anladım.
Sonuç olarak: Moda bizi ifade etmenin bir yolu, evet. Ama bazen de sadece sabah erken kalkamadığımız için aynı pantolonu üçüncü kez giydiğimiz bir kabullenme süreci. Ve belki de moda dediğimiz şey, başkalarının bizi nasıl gördüğünden çok, bizim sabah aynada kendimize “idare eder” deyip çıkmamızdır.
Ama her şey bir yana… Yeter ki crocs terlikler tekrar podyuma çıkmasın. Kalbimiz daha fazlasını kaldıramayabilir.
Son güncelleme: 14 Temmuz 2025 – 16:04


