Teknoloji insan yaşantısının önemli bir parçası haline geldi. Hatta vazgeçilmezsimiz de denilebilir. Nasıl bir elbise, ayakkabı ihtiyaçsa telefon da günümüz de ihtiyaçtır. Dijital dünya ile dengeli temas kurulduğunda hayatımızı önemli ölçüde kolaylaştırır. Ancak yaygın kullanılan bir şeyin kötüye kullanımı da söz konusu olabiliyor. Telefon kullanımı yararlı olduğu kadar zararlı ve tehlikeli hale gelebilir. Peki ne gibi zararı olabilir?
Günümüzün hastalığı olarak bilinen nomofobi, cep telefonu kullanım yaşının düşmesi ile dünya da hızla yayılmaya devam ediyor. Nomofobi, telefonsuz kalma korkusu ya da online olamama kaygısı anlamına gelir (Yıldırım ve Kişioğlu,2018). Diğer bir kaynağa göre nomofobi, cep telefonu yoluyla iletişimden kopmaktan aşırı korkmaktır. Bu duygu; titreme, panik, terleme, baş ağrısı, nefes darlığı, kalp hızının artması, odaklanamama ve antisosyal davranışlar gibi belirtilere neden olabilmektedir. Bu fobiyi yaşayan kişiler sürekli şarj aletlerini yanında taşırlar (Türen, Erdem ve Kalkin,2017).
Nomofobik bireyler telefon da ya da internette online olamadıkların da kendilerini kötü hissettikleri gözlemlenmiştir. Çünkü nomofobisi olan kişi interneti hayatının bir parçası haline getirdiği için kapsam dışı kalma korkusu yaşar. İnternetsiz kalmaya tahammül edemez ve hemen sinirlenir. Örneğin gittiği bir kafe de ya da diğer bir ortam da internet erişimi yoksa tartışma çıkartabilir ve orada oturmak istemezler.
Şuan ki şartlarda tek tık ile insanların tüm işlerini kolaylıkla halledebilmesi, sosyal medya platformlarını aktif halde kullanmaları ve dolayısıyla telefondan, internetten uzak kalındığında işlerin bir şekilde aksayacağı düşüncesi bu hastalığın temel belirtilerindendir (Polat,2017).
Cep telefonu sizin için bir amaç mı araç mı?
Öncelikle telefonun sizin için amaç mı araç mı olduğunu belirlemeniz gerekiyor. Telefon bir nesnedir ve eğer sizin özneniz haline gelmişse, hayatınızı buna göre planlıyorsanız tedavi olmanız gerekmektedir.
Çocuklar için akıllı telefon oyuncak değil
Günümüz de birçok çocuğun elinde telefon görüyoruz. Çocuklar ağladığında, sıkıldığın da genellikle oyalamak için ellerine telefon veriliyor. Çocukların ellerin de bebek, araba yerine akıllı telefon oyuncak olarak kullanılıyor. Ancak anne baba gözetimi dışında çocuğa telefon vermek sakıncalıdır. Çünkü çocuklar telefonu bilinçli olarak kullanamazlar. Soyut düşünmeleri gelişmemiştir. Bu nedenle olayları sembolize edemezler ve yaşadığı bir tehtiti normal zanneder veya korkabilirler.
Nomofobi belirtileri ile nasıl başa çıkabiliriz
İlk olarak sosyal medya bildirimlerini kapatmalısınız. Yalnızca arama ve mesaj bildirimi açık olmalıdır. Bu davranış ile sürekli olarak telefona bakma alışkanlığınızı azaltabilirsiniz.
Mesajlara günde 3 kere cevap verebilirsiniz. Sabah uyanınca, öğle arasında ve akşam yatmadan..
Telefonunuzu uzun bir şifre ile kilitleyebilirsiniz. Sürekli uzun şifre girmek sizi rahatsız ederek davranışınızı azaltabilir.
Uyumadan önce telefonunuzu kapatabilir veya başka bir odaya koyabilirsiniz.
Bir işin başına geçmeden önce cihazınızın sizden 3 metre uzakta olması dikkatiniz açısından daha verimli olacaktır. Çünkü yapılan araştırmaya göre dikkatin dağılmasının sadece 2,7 saniyede bile olsa yapılan işte hata yapmayı 2 kat daha arttırdığı bulunmuştur (Erik ve Altmaan, 2015).
Yeni arkadaşlar edinerek daha sosyal ve aktif olabilirsiniz.
Önceliğinize göre kendinizi yönetin
Sosyal medya yüksek düzeyde akış sunarak (haz, rekabet, mücadele, ödül,ceza) kullanımı sürekli kılmaya çalışır. Bu özelliği ile yalnızca boş zamanlarda değil diğer zamanlarımızda da kullanılmaya başlar. Nöropsikolojik altyapımız ise, teknolojinin sunduğu akış ile yarattığı yüksek dopamine açlık duyarak içsel motivasyonları harekete geçirmekte ve davranış kompulsif şekilde devam etmektedir (Yanık ve Batu,?).
Sağlıklı sosyal medya kullanımı için geçirilen süre çok önemlidir. Amaca yönelik bir kullanım yoksa kişi zamanını ve enerjisini boşa harcıyor olabilir. zamanın değeri bilinmelidir. Unutmayalım ki ‘’zamanı öldürmek en pahalı harcamadır’’ (Balzac).
Sevgiyle kalın,
Psikolog Neriman Çolak
Son güncelleme: 2 Mart 2020 – 10:21



