Reklam
Genel

İlmi Paylaşmayı Bilir Misin ?

Reklam

İLMİ PAYLAŞMAYI BİLİR MİSİN?

Selâm var mıdır Allah’ım selâmın üstüne?
Kelâm var mıdır Allah’ım kelâmın üstüne?
Önce selâm, sonra kelâm değerli dostlar.
Selâmün Aleyküm.
Rabb’imizin rahmeti, bereketi, mağfireti, irfânı, ihsanı cümlemizin üzerine olsun.
İki cihan güneşi peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) üzerine sonsuz salât ve selâm olsun.

Hz. Ali’ye (ra) sordular.
‘’İlim mi daha kıymetli mal mı?’’
Hz. Ali (ra) cevap verdi;
İlim, seni korur, malı sen korursun.
İlim sahibinin dostu çok olur, mal sahibinin düşmanı.
İlim, peygamberlerden miras, mal, firavunlardan.
İlim, durdukça bozulmaz, mal, durmakla bozulur, değer kaybeder.
İlim, dağıtılmakla artar, mal dağıtılmakla azalır.
Mal sahibine de fakir olana da desen ki malın var; sinirlenir, gamlanır, bozulur.
Eğer zenginse, ‘’Malımda gözü mü var bunun?’’ diye, fakirse, ‘’Dalga mı geçiyor?’’ diye bozulur. Ama muhatap ilim sahibiyse de cahilse de desen ki ‘’İlmin var’’ hoşuna gider.
Eğer âlimse, takdir edilmiştir, cahilse, adam yerine konulmuştur. Her durumda memnun olur.
Yani ilim kime nispet edilse, kişiyi memnun ediyor. Mal kime nispet edilse o kişiyi huzursuz ediyor.
Elbette ilim daha kıymetlidir.

Bekir Develi’nin bir paylaşımına rast geldim sosyal medyada. O kadar doğru ve yerinde bir tavsiye ki, alnından öpesim geldi bu nokta atışı kelâmları zikrettiği için, ama ömür yeter de bir yerde karşılaşırsak bunu yapacağım.
İşte o güzel kelâmlar;
‘’Peygamber Ahlâkı’’ diye bir ders okutulmalı.
Birinci sınıftan, okul bitene kadar.
Nasıl yemek yerdi?
Nasıl giyinirdi?
Çocuklara nasıl davranırdı?
Yaşlılara nasıl davranırdı?
Ticaret ahlâkı nasıldı?
Gençlere nasıl yaklaşırdı?
O kadar çok ihtiyaç var ki buna…

Müslüman kimliğimiz, sadece nüfus cüzdanında yazan ibâre ile kalmamalı. Farz olan bu ahlâkı, evvela benliğimize, kalbimize, yaşantımıza aktarmalı. Ailemize, komşumuza aşılamalı ve her gün örnek Müslüman olma yolunda gayretkeş olup, o yolda ilerlemeli. Her gün yeni günde güzelliklerden bir tuğla koymalı hayatımıza. Sonrası zaten kendiliğinden meleke kazanacaktır Rabb’imizin inânetiyle.
Evet, okullarımızda bu ders okutuluyor; ama ne kadar yeterli orası tartışılır.
Peygamber ahlâkını düstur edinmiş ve gelecek nesillere bu ahlâkı aşılamayı amaç edinmiş, mesleğine önce Allah’ın rızasını kazanmak, sonrasında da değer anlamında sımsıkı sarılmış öğretmenlerimiz var ve bu mihmandarlığı ‘’Değerler Eğitimi’’ kapsamında, şuurlu bir nesil yetiştirmek için veriyorlar. Rabb’im onlardan her iki cihanda da ebeden razı olsun.

İlim sahibi biri sordu;
Hasta bir kimse, yemekten, içmekten ve ilaçtan men edildiği zaman ölür, değil mi?
Yanındakiler de;
‘’Evet’’ dediler.
Bunun üzerine ilim sahibi şöyle dedi;
‘’Kalp, üç gün ilim ve hikmetten alıkonulunca ölür.’’

S/özün özü şu değerli dostlarım;
Kalbin gıdası ilim ve hikmettir. Kalp bunlarla canlı kalır, ilimden, irfandan, hikmetten behredâr olamayan kalp hasta olur. Dünya derdine düşen ve o dertle hemhâl olan bunun farkına varamaz, ilimden nasiplenmeyi düşünecek fırsatı bile bulamaz.
Rahmet-i Rahmân’a yürümeden, fâni âlemden bâkî âleme hicret etmeden Rabb’im bunun farkına varabilmeyi cümlemize nasip eylesin.

Bâkî selâm ve muhabbetlerimle…

Son güncelleme: 13 Mart 2020 – 13:59

Reklam

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu