Reklam
Genel

Salgın Mı Yoksa Kaygı Mı Tehlikeli?

Reklam

Çevremizde genellikle evhamlı kişiler bulunur, belki biz de evhamlıyızdır. Sürekli olarak sevdiklerimizin başına bir şey geleceği korkusu yaşar, arar kontrol ederiz ya da enfeksiyona karşı kendimizi korumak için sık sık ellerimizi yıkarız. Telefon çaldığında ‘’acaba kötü bir haber mi alacağım’’, “çocuğum okula gidebildi mi’’, patronu çağıran birinin ‘’kesin kovuldum’’ gibi gerçekte olma olasılığı olan ama bizim bu riski kafamızda çok abarttığımız bir durumdur evhamlılık.

Yaşadığımız bu durum ruhsal sağlığımızı bozup, günlük hayatımızı olumsuz etkiliyorsa hastalık haline gelmiş demektir. Toplumda evham hastalığı olarak bilinen anksiyete (kaygı) bozukluğu en az 6 ay devam eden ve haftanın çoğu gününde semptomların görüldüğü bireyin kontrol etmekte zorlandığı aşırı endişe halidir.

Hemen hemen herkes kaygılı, endişeli, korkmuş, gergin, sinirli ya da paniklemiş hissetmeyi deneyimlemiştir. Kaygı genellikle can sıkıcıdır hatta bazen işlevsel olarak hayatımızı olumsuz etkiler ve yapmak istediğimiz işlerimizden bizi alıkoyar. Kaygı hayatımızda birçok farklı şekilde görülebilir. Bunlardan bazıları: Kronik endişe, performans kaygısı, topluluk önünde konuşma kaygısı, panik atak, agorafobi, takıntı (obsesif kompülsif bozukluk), dış görünümü ile duyulan endişe (vücut dismorfik bozukluğu), sağlık kaygısıdır (hipokondriazis).

Tehlike anında korkmamız, endişelenmemiz normal bir içgüdüsel davranıştır. Titreme, çarpıntı, gerginlik, terleme veya baş dönmesi gibi bedensel tepkilerin kontrolden çıkması durumu kaygı (anksiyete) göstergesidir.
Şuan tüm dünyanın gündeminde olduğu gibi Türkiye’de de korona virüs hastalığı (COVID-19) salgını vardır. Covıd-19 ile birçok kaygı problemi yaşayan kişi sayısı artmıştır. Bunun en önemli nedenlerinden biri de sosyal medyanın durumu basite indirgeyerek asılsız haberlerle gündemi meşgul etmesidir. Şuan için yapabileceğimiz en güzel destek evlerimizde kalarak sosyal izolasyonu sağlamak olacaktır.

Kaygı Bozukluğu için ne yapılabilir?
Solum egzersizi: bireyin sakin ve yavaş bir şekilde aldığı nefesi bir süre tutarak aldığı sürenin 2 katı sürecek şekilde nefesini salıvermesidir. 3-3-6 kuralı olarak da bilinmektedir. Yani 3 saniyede aldığımız nefesi 3 saniye tutarak 6 saniyede vermeye çalışmak.

Kaygınızı mizahlaştırın. Yani başımıza geleceğinden korktuğumuz durumu hayalimizde korkunç olmaktan çıkartıp, komikleştirmeye çalışmak duygumuzun da değişmesini sağlayacağından kaygımızı dindirecektir.
Kafamızda kurduğumuz felaket senaryolarının gerçekleşme olasılığı çok düşüktür. Fakat bizler olumsuz senaryoları kafamızda fazlaca büyüterek içinden çıkamaz hale gelebiliriz. Aslında kurduğumuz senaryo ile karşılaşmamız çok düşük bir ihtimaldir. Doğmamış çocuğa don biçerek gereksiz yere üzülür, yıpranırız.
Yaşadığımız yeni durumlarla ilgili ‘’zor ya da tehlikeli olacak’’ şeklinde düşünmemeliyiz. Daha pozitif olmalıyız. Unutmayalım ki düşüncelerimiz davranışlarımızı etkiler.

Geçmişte yaşadığımız kötü anımızın tekrar başımıza geleceğini düşünmemeliyiz. Herakleistos’un dediği gibi ‘’ Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz’’. Geçmişte yaşadığımız kötü duruma karşı daha tecrübeliyiz. Her şey değişir. Bizde o eski kişi değiliz. Daha güçlüyüz.

Beyninizi programlamayın “Böyle bir olayla karşılaşırsam dağılırım, mahvolurum’’ şeklinde düşünmenin size hiçbir karı olmayacaktır. Unutmayın her zorluğun üstesinden gelinebilir.
Hislerimiz her zaman doğruyu söylemez. Olaylara mantığımızla da bakabilmeliyiz. Aksi taktirde aslı olmayan korkulara sürüklenebiliriz.

‘’Fırtına çıktığında ağacın dallarına bakarsan ağacın her an yıkılacağı hissine kapılırsı, gövdesinne bakarsan onun dimdik duruyor olduğunu görürsün’’ (The Revenant). Bakış açımız oldukça önemlidir. Eğer dallara bakarsak paniğe kapılabiliriz. Ancak gövdeye bakarsak daha iyi hissedebiliriz. Bu zorlu süreçlerde nereye bakacağımız nasıl hissedeceğimizi etkileyeceği için tercihimiz bizi daha iyi hissettirecek taraf olmalıdır.

Sevgiyle Kalın…
Psikolog Neriman Çolak

Son güncelleme: 19 Mart 2020 – 15:04

Reklam

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu