Reklam
Genel

İtirazım Var Hafız !

Reklam

Önce selâm, sonra kelâm dostlar…

Selâm var mıdır Allah’ım, selâmın üstüne?
Kelâm var mıdır Allah’ım, kelâmın üstüne?
Selâmün Aleyküm.

‘’571’i bilmeyenler, 14 Şubat’ta aradılar aşkı.
Muhammed Mustafa’dan (s.a.v) değil de,
Papaz Valentine’den öğrenmeye çalıştılar aşkı.

Ha unutmadan!
Bir de, Paris’e âşıkların şehri diyorlar.
Onlar hiç Medine’yi görmüş mü?
Evet, belki sıcaktır; ama Medine’de iki güneş vardır.
Aşkın da âşıkların da şehri’dir Medine… ’’

Efsane şudur;
(…)

Roma İmparatoru 2. Claudius, savaşı olumsuz etkilemesin diye askerlere evlenmeyi yasaklar. Fakat Rahip Valantine bu yasağa uymaz ve sevgililer arasında gizliden gizliye nikâh kıyar. Haliyle çok geçmeden yasağı deldiği ortayla çıkar ve idâma mahkûm edilerek hapse atılır.

İmparator bir putperesttir. İmparator, Aziz Valantine’e Hristiyanlığı bırakıp Roma’nın tanrılarına tapması karşılığında kendisini affedeceğini teklif eder. Valantine dininde kalmakta ısrar edince, milâdi 270 yılında 14 Şubat’ı 15 Şubat’a bağlayan gece idâm edilir.

Hristiyanlık yayılıp Avrupa’da kabul gördükten sonra 496 yılında da Papa Gelasius, Aziz Valantine’i onurlandırmak için 14 Şubat’ı Valantine Günü ilân eder.
Ancak Valantine gençleri günahtan kurtarmak için nikâh kıyarak ilişkileri meşrulaştırırken, sonraları onun adına kutlanan günde ilişkilerin gayri meşru (kızların isimlerini birer kâğıda yazıp masa üzerindeki bir sepete koymaları, delikanlıların da kura çekerek paylarına düşen kızlarla birlikte olmaları gibi) mecralara aktığı görülür, hatta bir ara gençlerin ahlâkını ifsad ettiği gerekçesiyle din adamlarının teklifiyle İtalya’da yasaklanır.
Fakat 14 Şubat, 1800’lü yıllardan sonra da “Sevgililer Günü” olarak Batı’nın toplumsal bir olayı haline gelir.
Sevgililer birbirlerine kırmızı güller hediye ederler ve kutlama kartları gönderirler.
S/özün özü değerli dostlar, ‘’Sevgililer Günü’’ diye bilinen 14 Şubat Katolik dünyasının dînî bayramlarından biridir.
(…)

Bugüne rağbet eden Müslümanlar’ın büyük çoğunluğunun, 14 Şubat’ın bir Hristiyan bayramı olduğunu bilmediklerini düşünüyorum.
Radyo, televizyon, gazete, sosyal medyadaki yayınların etkisinde kalarak sadece Sevgililer Günü olduğu için sevdiklerini hatırlama adına bir şeyler yaptıklarını düşünüyorum.
Dînî bir gün olması ve kişinin inancını ilgilendirmesi sebebiyle “Ortodokslar’ın bile kutlamadıkları bir gün hakkında, bir Müslüman olarak bizim de bir görüşümüzün ve bakışımızın olması gerekmez mi?” diye düşünmeden de edemiyorum.
14 Şubat sevgililer günü kutlamaları Roma devletinde, kızların ve erkeklerin, bir gün ve bir geceliğine istedikleri erkeklerle ve istedikleri kızlarla istedikleri şekilde beraber olmalarının adıdır. Müslüman olduğunu söyleyen ALLAH’ın emrine aykırı olan böyle bir günü kutlayamaz.

Değerli bir yazarımız bu konuyla ilgili bir hâtırasını;
‘’ Aynı gün Ortodoks mezhebine mensup bir Hristiyan’a, Valantine’s Day’da ne yaptığını sorduğumda, “14 Şubat bizim günümüz değil, o Katolikler’in günüdür” diyerek 14 Şubat’ı kutlamadığını söylemişti. Hayret etmiştim, çünkü 14 Şubat’ı Hristiyan olduğu halde, mezhep ayrılığından dolayı Ortodokslar bile kutlamazken, çok sayıda Müslüman, o gün, elinde kırmızı güllerle günün gereğini yerine getiriyordu! ’’ diye yazmıştı vaktin birinde.

Elin ecnebisi kendisine ait olmayan bir günü kutlamayarak duyarlılık gösterirken bir Müslüman neden aynı duyarlılığı göstermez ona yanarım.
İslâm’a göre kadın ile erkek arasındaki ilişki nikâh ile meşruluk kazanır. Fakat bahsedilen bu günde böyle bir durum söz konusu değildir ve nikâhsız, meşru olmayan zina dediğimiz haram ilişki özendirilmektedir.

Sevgili dostlar…

Müslümanların referans alacağı şey, batıdan gelen değerler değil, Kur’an ve Sünnet’tir. Biz, Yahudi ve Hıristiyanların âdet ve geleneklerini aramıza koymayacağız, kendimizi onlara benzetmeyeceğiz. Aksi takdirde Allah korusun biz de onlarla beraber oluruz.
Müslümanlar için her gün sevgi günüdür her gün merhamet günüdür, her gün şefkat günüdür.
Biz kime sevgi göstereceğiz? Annelerimize, babalarımıza, eşlerimize, kızlarımıza sevgi göstereceğiz. İslam’da sevgililer günü diye bir gün yoktur. Biz de dinî gün ve geceler bellidir. Her Cuma günü Müslümanlar için bir sevgi günüdür, bir bayramdır.

Sorarım size dostlar!
Müslüman çiftlerin birbirilerine gül veya hediye vermeleri için Katolikler’e ait Valantine’s Day’i beklemeleri gerekir mi?
Hediyeleşmek için ille de özel bir günü beklemek doğru olur mu?
Seven, sevdiğini söylemek, sevdiğine gönlünün güzelliğini nakşetmek için özel bir günü mü kollamalı?
Yılın tek gününü, Anneler Günü ya da Babalar Günü ilân etmek belki bir yabancı âdetidir, buna katılıyorum. Fakat anneler veya babalar gününü kutlamanın dinen sakıncası yoktur ve tümüyle de İslam’a aykırı düşen bir yabancı âdeti de değildir. Belki, eksik bir âdettir. Çünkü İslam, senenin tek gününü değil, hayatın tüm günlerini Anneler Günü ve Babalar Günü olarak ilân eder. Bu itibarla, dışarıdan gelen her şeyi, yabancıdan geldiği gerekçesiyle hemen reddetmek yerine, İslam’a uygun olup olmadığını incelemek, uygun yanı varsa almak, yoksa uygun hale getirerek düzeltip ıslah etmek gerekir diye düşünmek yanlış olmasa gerektir. Anneler Günü, Babalar Günü, çocuğun yaş günü, hanımla beyin evlilik yıl dönümü… Gibi daha ziyâde dışarıdan gelme yabancı âdetler, aslında iyiliklere vesile olabilecek âdetlerdendir. Bunların içeriğini İslâm’a göre düzenleyip uygulamakta mahzur olmadığını düşünüyorum.

Rabb’im mübârek ‘’Cuma Bayramı’mızı’’ hayırlara vesile eylesin inşallah.
Bâkî selâm muhabbetlerimle…

Son güncelleme: 14 Şubat 2020 – 09:39

Reklam

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu