Reklam
Denizli VaktiSiyasetSon Dakika

“Kadınların Karar Verme Mekanizmalarında Yer Almaları Oldukça Sınırlı”

Reklam

Denizli Büyükşehir Belediyesi MHP’li Meclis Üyesi Ebru Leman Kalkan, 18-20 Ekim tarihlerinde Ankara’da düzenlenen ‘Toplum, Kadın ve Şiddet’ konulu 1. MHP KAÇEP Sempozyumu’nda konuştu. Kalkan, “Kadınların siyasi partilere, sendikalara, yerel yönetimlere, parlamentolara, üst düzey bürokratik görevlere yani karar verme mekanizmalarına katılımları oldukça sınırlı” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin bilginin faydaya dönüşmesi amacıyla Kadın, Aile, Çocuk ve Engelli Politikaları biriminin düzenlediği 1. MHP KAÇEP Sempozyumu Ankara’da gerçekleştirildi. Denizli Büyükşehir Belediyesi MHP’li Meclis Üyesi Ebru Leman Kalkan, gerçekleştirilen sempozyumda konuştu. Katılımcılara seslenen Kalkan, yerel düzeyde kadınların yaşadığı sorunların, dünyada ve Türkiye’de kadın hareketlerinin de gündemi dışında kaldığını söyledi. MHP’li Kalkan, “ Yerel düzeyde kadınların yaşadıkları sorunlar, güçlükler, kısıtlılıkların yerel yönetimlerin politikalarıyla da bağlantılı olduğu gerçeği, yakın zamanlara gelene değin, dünyada ve Türkiye’de kadın hareketlerinin de gündemi dışında kalmıştır. Genel politikaların önüne yerel geçememiştir. Yerel yönetimler konumları ve yapıları itibariyle bu sorumluluğun önemli taraflarından biridir. Yerel siyaset genel siyasetten farklı olarak özel alanla kamusal alan arasındaki ayrımı ve mesafeyi de daraltır” dedi.

“KADINLAR NÜFUS SAYIMINDA BİR RAKAM DEĞİLDİR”

MHP’li Kalkan açıklamasının devamında da, “Tam da bu nokta da insanların nerelerde ve nasıl yaşadıkları sorusuna varıyoruz! Çünkü, kadınlar yalnızca hukukun konusu değildir, yalnızca nüfus sayımlarında birer rakam değildir,  yalnızca istatistiki veriler değildir. Vatandaşların somut yaşam verilerine yaşadıkları yerden ulaşılır. Bu yüzdendir ki, vatandaş ile hemşerilik arasında köklü bir ilişki vardır. Kadınların kamusal alan ile ilişkisi esasen sokağa çıkınca başlamaktadır. Kamusal alanda var olan, yani sokağa çıkan kadın yüzyıllardır toplumların düzenine tehdit olarak algılanmıştır. Bu nedenle toplumsal düzen de cinsiyetçi biçimde ayrışmış bir kamusal-özel alan karşıtlığı üzerine kurulmuştur. Kentlerde bu ayrışma daha güçlüdür” dedi.

“CUMHURİYETİN KURULMASIYLA KADINLAR EŞİT HAKLARA SAHİP OLDU”

“Cumhuriyetin kurulması ile birlikte kadın kamusal alanda tanımlanmaya, tebaadan vatandaş olmaya, aile yaşamında ise eşit haklara sahip bir eşe dönüşmeye başlamıştır” diyen MHP’li Kalkan, “Ancak, Türkiye’de esas kamusal/ özel karşıtlığı ve buna ilişkin tartışmalar, 1980’li yıllarla birlikte alevlenmiş, örtünme pratikleri nedeniyle kadınlar bu tartışmanın başkahramanları olmuşlardır. Kenti tüm bu toplumsal, siyasi ve ekonomik bileşenlerin bir bütünü olarak ele aldığımızda, kentin erkek egemen kültürün ihtiyaçları sonucunda ve bu ihtiyaçlara göre tasarlandığını söyleyebiliriz. Kent erildir. 35 yaş beyaz ortalama bir geliri olan erkeğin rahat etmesi için ortam yaratılmıştır adeta. Erkekler kentin hemen her yerine güvenlik veya kısıtlanma çekincesi olmaksızın gidebilirken, kadınlar mahalle içi, güvenlikli site ya da AVM gibi çok daha kısıtlı ve belirlenmiş alanları kullanmaya mecbur bırakılmaktadır. Kadınların siyasi partilere, sendikalara, yerel yönetimlere, parlamentolara, üst düzey bürokratik görevlere yani karar verme mekanizmalarına katılımları oldukça sınırlıdır. Cinsiyetçi biçimde ayrışan kamusal alan ve özel alan, kentlerin planlanması ve tasarlanmasında yeniden üretilip güçlendirilmektedir. Kentlerin, iktidarın toplumla en yakın ilişki kurduğu yer olduğunu görüyoruz. Sokağa çıkamayan kadının eğitim ve iş olanaklarına erişimi sınırlanmış ayrıca eğitim ve iş olanaklarından faydalanamayan kadın, vasıfsız ve ucuz iş gücü olarak ekonomiye katılarak kapitalist sisteminin sürdürülmesini sağlamıştır” ifadelerine yer verdi.

Kalkan’ın sunumu salonda uzun süre alkış aldı.

Son güncelleme: 21 Ekim 2019 – 15:48

Reklam

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu