
Denizli’nin Merkezefendi İlçesi’ne bağlı Gümüşçay Mahallesi sakinleri, yıllardır bahçelerini suladıkları tulumbalardan suların çekilmesinin sırrını öğrenmeye çalışıyor.
Denizli Gazetesi’nde yer alan habere göre; Merkezefendi İlçesi’nin Gümüşçay Mahallesi 4175 Sokak sakinleri, yıllardır bahçelerini suladıkları tulumbalardan suların çekilmesinin sırrını öğrenmeye çalışıyor. Mahalle sakinleri bir firmanın 300 metreden su çıkartması nedeniyle susuz kaldıklarını ileri sürdü. Mahalle sakinleri adına konuşan Hüseyin Dinç, “Mahallemizdeki tulumbalarda, 6 aydır su bulunmuyor. Bahçelerimizdeki yeşillikler kurumaya başladı. Gümüşçay’da yıllardır kuyuları bulunan mahalle sakinleri yetkilileri göreve davet ediyor. 300 metreden su çeken firmanın şarteli çevirmesinden sonra sularımızın kesildiğini düşünüyoruz. Asfalt ve kaldırım kesiliyor, borular döşeniyor, kimsenin haberi olmuyor. DESKİ’ye 24 Ekim 2019 tarihinde dilekçe verdik. Yanıt alamadık. Eğer bu uygulamayı biz yapsaydık bize astronomik cezalar keserlerdi. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız” dedi. Dinç, Sorunun çözülmesi için Cumhurbaşkanlığı’na, TBMM Dilekçe Komisyonu’na, Denizli Valiliği’ne, Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne dilekçe vereceklerini sözlerine ekledi.
“SUYUMUZUN AKMASINI İSTİYORUZ”
Gümüşçay Mahallesi’nde doğup büyüyen 82 yaşındaki Ayşenur Çarkçı, “Bahçemdeki domates ve biberler kurudu. Ben toprakla uğraşmadan duramam. 5-6 aydır sular kesildi. Su olmayınca hayat olmuyor. Suyumuzun akmasını istiyoruz” dedi. Gümüşler Mahallesi’nde 40 yıldır yaşadıklarını söyleyen ev hanımı Adile Ülker, “Sularımız tulumbalardan akmamaya başladı. Bize göre yapılan sondajdan sonra sularımız kesildi” diye konuştu. Perişan olduklarını söyleyen Keziban Kadıköylü; “Bahçelerimiz kurumaya başladı” şeklinde ifade etti.
MAHALLE SAKİNİ www.egevakti.com’ A KONUŞTU…
www.egevakti.com mahalle sakinleri adına konuşan Hüseyin Dinç’e ulaştı, konuyu sordu. Dinç, “İlçe sınırları olduğumuz için Merkezefendi Belediyesi’ne gittim. 2-3 gün belediyeye gittim. 1 gün gittim, Ankara’ya gitmiş. 2. gün dışarıdaymış. 3. gün gittim. Kapıda özel kalemi ‘Sizin işiniz DESKİ, ya da ‘Büyükşehir’ bakıyor’ dedi. ‘Merkezefendi bakmıyor’ dedi. Ben başkanla görüşeceğimi söyledim. Öğle saatine kadar bekledim. Belediye Başkanı Şeniz Doğan, çıktı. Özel bir görüşme yapmak istedim. Kapısından çıktı. Kendisine ‘Gümüşler’den geliyorum. Gümüşler’de bir sondaj vuruldu. Buraya siz ruhsat vermişsiniz. Sizin yüzünüzden orada imza topluyorum. Herkes size tepki gösteriyor’ dedim. Benim telefonda kayıtlıydı ada parsel. Onu kendi telefonuna kaydetti. Telefonumdaki resmi de aldı. Hatta koridorda ‘Arkadaşlar niye benim haberim yok bu işlerden’ dedi. ‘Ne gerekiyorsa yapın’ dedi. Öyle kaldı. Ben de aşağı indim. Akşam bir çevre mühendisi geldi. Onla beraber baktık. O arkadaş ‘Ben bu boruyu gittiği yere kadar takip edeceğim’ dedi ve gitti. Ondan sonra kimseden bir ses çıkmadı. İmza topladık. DESKİ’ye verdik. 1 hafta sonra ne oldu diye sormaya gittim. 3-4 kişi gittik. Sonra onlara güvenmediğim için tekrar dilekçe yazdım. TBMM Dilekçe Komisyonu’na, Valiliğe, Büyükşehir Belediyesi’ne, Cumhurbaşkanlığı’na… Islak imza topladım” dedi.
Son güncelleme: 5 Kasım 2019 – 20:50



